Lenfödem Nedir?

Lenfödem, lenfatik sistemdeki bozukluktan dolayı hücreler arası sıvıda meydana gelen artış olarak tanımlanır. Ayrıca lenfatik dolaşımın doğuştan veya sonradan gelişen nedenlerle bozulması sonucu, proteinden zengin sıvının birikimi olarak da tanımlanabilir.

Hangi nedenle olursa olsun lenfatik sistem düzgün bir şekilde çalışmıyorsa veya lenfatik damarlar uygun bir şekilde hücreler arasındaki sıvıyı drene edemiyorsa, ciltaltı dokuda sıvı birikir, biriken bu sıvının miktarı lenfatik sistemin taşıma kapasitesinden büyükse lenfödem oluşur.

Lenfatik sistem; lenf damarları, lenf kılcalları, lenf hücreler, lenf nodülleri, bademcikler, timüs bezi ve dalaktan oluşur. Vücudu oluşturan hücreler bir sıvı ortamında bulunur. Bu sıvının içinde, hücreler için gerekli olan besin ve oksijen bulunur. Hücreler, ihtiyaç duydukları maddeleri aldıktan sonra atık maddeleri bu ortama bırakır. Bu atıklar, lenf sıvısı içinde taşınır ve lenf nodüllerinde süzüldükten sonra temizlenmiş lenf sıvısı olarak dolaşıma katılır. Dolayısıyla lenfatik sistem; bağışıklık sistemiyle beraber çalışarak, vücut savunmasında koruyucu filtre görevi gören bir sistem olarak tanımlanır.

Lenfödem Neden Olur?

Lenfödem, herhangi bir kanser tipinde, cerrahi veya radyoterapi (ışın tedavisi) sonrası gelişebilir. Meme cerrahisi sonrası lenfödem gelişme sıklığı yaklaşık olarak %25’tir. Özellikle meme, prostat ve alt karın bölge kanserleri cerrahisi sonrası gelişir. Meme Kanseri için uygulanan cerrahi ne kadar büyük olursa, koltuk altından çıkarılan lenf bezi sayısı ne kadar artarsa ve cerrahi sonrası radyoterapi uygulanmışsa lenfödem riski o kadar artmaktadır. Kola darbe, sıyrık-kesik, böcek ısırığı ve infeksiyon gibi küçük yaralanmalar da lenfödeme neden olabilir.

Lenfödem Tipleri Nelerdir?

Lenfödem Tipleri Nelerdir

Primer (doğuştan gelen) lenfödem

Lenfatik sistemdeki gelişimsel anormallikler sonucunda ortaya çıkar, doğuştan veya kalıtsal olabilir. Bebek anne karnındayken, lenf damarlarının yeterlie gelişmemesi nedeniyle ortaya çıkar. Fakat erken dönemde, vücudun sağlam damarları, gelişmemiş olan damarların görevini üstlenerek sistemin çalışmasını sağlar. Zaman içinde lenf sistemi üzerine binen aşırı yükle (travma, hamilelik, enfeksiyon, ergenliğe giriş) lenfödem tetiklenir ve şişme başlar.

  1. Herediter (Kalıtımsal) Lenfödem Tip1 (Milroy Hastalığı):

    Lenf damarların anne karnında gelişimsel anomalisine bağlı olarak yaşamın ilk 2 yılında ortaya çıkar. Sıklıkla vücudun alt kısmı etkilenir ve çift taraflı tutulum vardır, intestinal lenfanjiektazi ve kolestazis eşlik edebilir. Ödem genellikle ayak sırtındadır. Erkeklerde hidrosel (testis torbasında şişme) görülebilir.

  2. Herediter (Kalıtımsal) Lenfödem Tip2 Prekoks (Meige Hastalığı):

    Primer lenfödemin %65-80’ini oluşturur. Kadınlar daha fazla etkilenir. Klinik tablo 35 yaştan önce ve çoğunlukla ergenlikte ortaya çıkar.

  3. Lenfödem Tarda:

    35 yaştan sonra ortaya çıkar. Lenfatik valv disfonksiyonu (lenfatik kapak bozukluğu) vardır. Primer lenfödem olgularının %10’unu oluşturur

Primer lenfödem şüphesinde, kalıtsal hastalıklarla ilişkili olabilecek fiziksel bulgular veya konjenital anomaliler mutlaka değerlendirilmelidir. Bunlar arasında kısa boy (Turner sendromu), hemanjiom/Porto şarabı lekeleri (Klippel-Trenaunay-Weber Syndrome), Shield chest (Turner Sendromu, Noonan Sendromu) vardır.

 

Sekonder Lenfödem:

Gelişimsel olarak normal olan lenfatik sistemin bir nedene bağlı olarak etkilenmesi sonucu oluşur. En sık sekonder lefödem nedeni “filariazistir”. Gelişmiş ülkelerde ise en sık neden; meme kanserli hastalarda görülen postmastektomi (meme kanseri cerrahisi sonrası) lenfödemdir. Diğer risk faktörleri: ileri yaş, obezite, inflamatuvar artrit, infeksiyon, kronik venöz yetmezlik, travma, yatrojenik nedenlerdir.

Kanser ilişkili lenfödem iki şekilde olabilir: Tümör dokusunun baskısı ile lenfatik kanal veya nodlarının tıkanması veya tümör hücrelerinin lenfatik kanalları infiltrasyonu ile olan tıkanma.

  1. Filariazis:

    Güney kesimlerde görülen endemik bir hastalıktır. Sivrisinekler tarafından taşınan larvalarla sineğin insanı sokması ile lenfatik sisteme geçer. Lenfatik filariaziste daha çok vücudun alt kısmı, meme ve dış genital organlar etkilenir. Vücudun bölümlerinde ileri derecede artarak, ağrı ve hareketsizliğe yol açar.

  2. Meme kanseri ile ilişkili lenfödem:

    Meme kanseri ile ilişkili lenfödemde kliniği belirleyen; uygulanan cerrahinin büyüklüğü, koltukaltı lenf bezlerinin çıkarılması, radyoterapi uygulaması, vücut kütle indeksi (VKİ) yüksek olması ve ileri yaş gibi risk faktörleridir.

Lenfödem Belirtileri Nelerdir?

Lenfödem Belirtileri Nelerdir

Yüz, boyun, kollar, bacaklar ve karında meydana gelebilen lenfödemin belirtileri aşağıdaki şekilde sıralanabilir:

  • Lenfödem gelişen extremite ve bölgelerde şişkinlik ve kızarıklık
  • Şişkinliğin olduğu bölgelerdeki eklemlerde hareket kısıtlılığı
  • Kol, koltuk altı, kasık bölgelerinde ağrı
  • El ve el bileğinde hareket zorluğu, saat, yüzük ya da bileziğin sıkması
  • Ciltte gerginlik hissi ve sertlik
  • Ağırlık hissi
  • Görsel deformasyon
  • Rahatsızlık ve huzursuzluk hissi
  • Tekrarlayan enfeksiyon atakları
  • Lenfödem, ilerlemiş ve tedavi edilmemiş durumlarda; ciltte kalınlaşma, kol ya da bacakta sertleşme, ileri derecede şişmeyle karakterize, “elefantiyazis” (fil hastalığı) denen hastalığa neden olabilir.

Lenfödem çoğu zaman kronik bir hastalıktır ve lenfödeme bağlı belirtiler, ilgili uzuvdaki şişme oldukça yavaş olur. Lenfödem, düzenli ölçüm yapılmazsa; hastanın kendisi, hasta yakınları veya doktor tarafından fark edilmeyebilir. Gözle fark edilecek çap farkı oluştuğunda ise lenfödem oldukça ilerlemiş düzeydedir.

Lenfödem Ne Zaman Gelişir?

  • Cerrahiden hemen sonra gelişen lenfödem’de hafif şişlik görülebilir. Şişlik hızlı bir şekilde iyileşir.
  • Cerrahi ve radyoterapi uygulamasından 6-8 hafta sonra gelişen lenfödem, belirgindir ve daha yavaş iyileşir.
  • En yaygın olan, aylar ya da yıllar içinde yavaş gelişen tiptir.


Lenf bezlerinin cerrahi olarak çıkarılması risk artışına neden olur. Unutulmaması gereken nokta; koltuk altı bezinden yapılan biyopsi (sentinel nod biyopsi) ile tedavi planlanmış olsa bile şişme riski vardır. Radyoterapi sırasında şişlik olabilir veya olan şişlik artabilir.

Lenfödem Evreleri Nelerdir?

Evre 0 (Subklinik Evre):

Hasta cerrahi ya da travma geçirmiş ve henüz lenfödem başlamamıştır ancak lenfödem riski altındadır. Klinik olarak şişlik yoktur ancak hasta ağırlık hissi tanımlayabilir.

Evre 1 (Reversibl Evre):

Bu evrede şişlik klinik olarak ortaya çıkar. Şişlik henüz yumuşaktır, çukurlaşma pozitiftir ve henüz sertleşme yoktur. Lenfödemli uzuvdaki şişlik; aşağı-yukarı hareket ettirerek veya gece dinlenme sonrası sabah azalır. Bu evrede uygun ve zamanında tedavi uygulanırsa uzvu normal boyutlara getirmek mümkündür.

Evre 2 (Spontan İrreversibl Evre):

Bu evrede doku büyümesi ve sertleşmesi başlar. Zamanla doku sertleşir, çukurlaşma zorlaşır ve Stemmer işareti pozitiftir. (Stemmer belirtisinde, parmaklar hizasında deri iki parmakla tutulup kaldırılmaya çalışıldığında derinin kakmaması durumu) Bu evrede volüm artışıyla birlikte bölgesel bağışıklık koruma mekanizmaları bozulmaya başlar ve lenfanjit, selülit gibi enfeksiyonlar sık görülür.

Evre 3 (Lenfostatik Elenfantiazis):

Lenfatik ödem volümünde artma ve doku değişiklikleri olur. Bağ doku hücrelerinin büyümesi, kollajen liflerde artış, yağ depolarında artış ve sertleşmeler olur. Doku sıkılaşıp, sertleşir. Stemmer işareti daha belirginleşir. Cilt değişiklikleri; papillomlar, kistler, fistüller, hiperkeratoz, hiperpigmentasyon, lenfore, tırnak-cilt mantar enfeksiyonları ve ülserasyonlar sıklıkla görülür.

Lenfödem Tanısı Nasıl Konur?

Lenfödem hastalığının tanısında, hasta öyküsü oldukça önemlidir. Lenfödem şüphesinde öncelikle hastada travma, enfeksiyon veya memeye cerrahi müdahale olup olmadığı araştırılır. Genellikle kol ve bacakta şişmelere yol açan lenfödem hastalığının net tanısı ultrason görüntülemesiyle konulabilir. Lenfödem hastalarının kol bölgesinde ağırlaşma, ağrı ve kolu rahat hareket ettirememe gibi belirtiler meydana gelebilir.

Eğer ultrasonla kesin tanı konulamazsa, doktor diğer görüntüleme cihazlarından faydalanabilir. Meme kanseri veya meme cerrahisi geçiren kadınların, ameliyat sonrasında mutlaka fizik tedavi uzmanına danışmaları gereklidir.

Lenfödem Tedavisi Nasıl Yapılır?

Lenfödem konu ile ilgili tecrübeli merkezlerde tedavisi olan bir hastalıktır. Lenfödem tedavisi zaman ve sabır gerektirir ancak sonuçlar büyük oranda başarılıdır. Şişlik ve lenfödem kısa önce başlamış ise tedavi süresi daha kısa, eğer şişlik uzun süredir mevcut ise tedavi daha uzun sürecektir. Bu nedenle en kısa sürede tedaviye başlamak tedavi başarısını arttıracaktır.

Lenfödem tedavisinde amaç, şişliği indirmek ve tekrar oluşmasını önlemeye çalışmaktır. Bu amaçla uygulanacak tedavinin aşamaları aşağıdaki şekilde özetlenebilir.

  1. Doğru cilt bakımı (kola uygun nemlendirici aşağıdan yukarı tek yönde uygulanmalıdır, cilt kuru olmamalıdır)
  2. Manuel Lenfatik masaj ve lenf drenajı (Lenfödem konusunda eğitim almış, deneyimli kişilerce uygulanmalıdır)
  3. Kişiye özel lenfödem basınç giysileri ve bandajlama
  4. Pnömatik Basınç pompaları ile otomatize edilmiş dekompresyon
  5. Lenfödem Egzersizleri

Manuel lenfatik drenaj; lenf sisteminin eller ile manipule edilerek, bloke olmuş sıvının serbest akışının sağlanması tekniği ve elle uygulanan özel bir yöntemdir. Ödemli bölgeden lenf sıvısının, masaj ile vücudun çalışan bölgelerindeki lenf nodüllerine transferi amaçlanır. Manuel lenf drenajı derinin tam altındaki yüzeysel lenf damarlarına hafif basınç uygulaması ile yapılır, ancak dolaşıma etkisi olmayan diğer terapötik masaj teknikleriyle karıştırılmamalıdır. Diğer masaj teknikleri lenfödem için faydalı olmadığı gibi zararlı da olabilir.

Kompresyon bandajları; manuel lenf drenajından sonra aktive olmuş lenf sisteminin etkinliğini koruma amaçlı yapılan özel bir bandajlamadır. Yapılan bandajlamada basıncın en uçtan itibaren çok dengeli şekilde ayarlanması gerekir. Bandajlamanın ve bandaj sonrası uzvun takibinin mutlaka lenfödem konusunda uzman bir lenfödem fizyoterapisti yada hemşiresi tarafından yapılması gereklidir.

Lenfödem tedavisinden kısa çekişli ve elastik olmayan bandajlar, basınç ayarlanması içinde yün sargılar kullanılmaktadır. Bu bandajların görevi; kas aktivasyonu sırasında yüksek basınç, istirahat halinde ise düşük basınç uygulaması nedeniyle lenf sıvısının etkilenmiş uzuvda tekrar birikmesini önlemektir.

Kompresyon çorapları ise; bandajlama ile uygulanan tedavinin bitiminde, takip süresince giyilmesi gereken özellikli giysilerdir. Kişiye özel ölçü alınarak, özel örüm teknikleriyle üretilir. Klasik varis çoraplarından çok farklı özellikte olan lenfödem çoraplarının basınç ayarlamasının çok önemli olması nedeniyle, tedavi öncesinde lenfödem olan uzvun ölçüsünün çok iyi alınması gereklidir.

Lenfödem hastalarında cilt bakımı çok önemlidir. Lenfödem bulunan deride cildin kurumasından dolayı pH değeri 5.5 olan nemlendiricilerin düzenli olarak kullanılması gereklidir. Ödemli bölgedeki katlanan deride de sık sık mantar oluşup oluşmadığının takibi ve gerektiğinde antifungal kremlerin kullanımı çok önemlidir.

Lenfödem Egzersizleri

Lenfödem hastalarında uygulanacak egzersiz programının; hastaya özel olarak tedaviyi yürüten fizyoterapist tarafından hazırlanması gereklidir. Lenf sıvısının akış hızı iskelet kasları tarafından sağlanan aralıklı dış basınca bağlıdır. Bu nedenle sıvı drenajına yardım etmek için kas aktivitesi gereklidir. Lenfödem hastalarından egzersizler bandaj veya çorap kullanımı eşliğinde yapılmalı, dirençli egzersizlerden ve ağırlık çalışmalarından kaçınılmalıdır. 

Lenfödem Hastalığında Kompleks Dekonjestif Tedavi

Bu multidisipliner tedavi yaklaşımı, lenfödem konusunun uzmanları tarafından, bacaklardaki şişlik ve ödeme bağlı yakınmaları azaltmaya yönelik birçok tedavi yönteminin bir arada kullanıldığı, oldukça efektif bir tedavi programıdır. Hastaya özel hazırlanan tedavi programı; manuel lenfatik drenaj ya da intermitan pnömotik kompresyon cihazı ile çap azaltıcı tedavi, kişiye özel bandajlama, bası giysileri, özel bir diyet, cilt bakımı, tedavi edici egzersizleri ve gerektiğinde cerrahi tedaviyi içerir. Tüm bu bileşenlerin aynı merkezde hastaya sunulduğu özelleşmiş lenfödem merkezlerinde tedavi başarısı çok yüksektir.

Bu tedavide kullanılan en önemli dekompresyon cihazlardan biri “Lympha-Press V12 Optima” aralıklı pnömatik kompresyon cihazıdır. 24 kanallı bu otomatik kompresyon cihazı ile belirli seanslar halinde, lipödem, lenfödem ve kalıcı bacak şişlikleri tedavisi yapılabilmektedir. Basınç seviyesinin ayarlanabildiği 12 ayrı pnömatik üniteden oluşan giysi sayesinde, ayak yada el bileğinde en yüksek seviyede başlayan basınç seviyesi, yukarı doğru azalır ve bir basınç gradyanı oluşturulur. Böylece biriken lenfödem sıvısı hareket eder ve karın boşluğunda peritondan emilerek yok edilir. Lenfopress tedavisinde seans sayısı hastanın bacak çapına, lenfödemin yoğunluğuna ve ne kadar süredir olduğuna, mevcut diğer patolojilerinin varlığına (lipödem, varis, derin ven trombozu, obesite vb.) göre değişmektedir.

Lenfödemi veya Lenfödem İhtimali Olan Kişiler Nelerden Korunmalı?

  • Enfeksiyon (kesikler, enjeksiyonlar, böcek ısırmaları, yanıklar)
  • Aşırı kilo alma ve dengesiz beslenme
  • Yetersiz veya aşırı egzersiz
  • Kolun aşırı ısıya maruz kalması
  • Ağır yük kaldırma
  • Kolun baş üzeri pozisyonda uzun ve yorucu çalışması
  • Uzun yolculuklar (özellikle uçak yolculukları)
  • Etkilenen kol veya bacağın sıkılması (tansiyon ölçülmesi, sıkı saat, sıkı kıyafetler)

Paylaş: