Diyabetik Damar Hastalığı

Diyabet yani şeker hastalığı kan şekerinin dengede tutulmasını sağlayan insülin eksikliğinde ya da vücudun verdiği tepkiyle birlikte kanda glikozun fazla miktarda bulunması sonucunda gelişir. Bu hastalık Tip 1 ve Tip 2 diyabet olarak sınıflandırılır. Tip 1 diyabet hastalarında insülin yetersizliği, Tip 2 diyabet hastalarında ise insülinin etkisiz kalması söz konusudur. Kandaki glikozun yüksek olması organlarda ve dokularda çeşitli hasarlara neden olur. Toplumdaki hastaların önemli bir kısmı şeker hastası olduğunun bile farkında değildir. Bu hastaların hastaneye yatış sebepleri arasında en önemlileri özellikle ayaklarda yaraların oluşması ve enfeksiyonlardır. Diyabetik ayak yaraları, diz altıdaki damarların tıkanıklığı yüzünden olur. Şeker hastalarında dizaltı periferik damar hastalığına sık rastlanır. Şeker hastalığında damar tutulumu sistemiktir. Hastaların böbrek damarlarında, kalp damarlarında, kol ve bacak damarlarına kadar tüm damarlarda tıkanıklık sorunları görülür. Hastalarda damar tıkanıklığına bağlı kronik ayak yaraları görülür, uygun tedavi edilmeyen hastalarda kangren gelişir ve uzvun kaybına kadar giden üzücü sonuçlarla karşılaşılabilir. Bu hastalarda bacak kesildikten sonrada yara oluşma riski vardır. Bu oran yaklaşık %50 seviyesindedir. Bacağı kesilen hastaların yaşam süresi de kısalır. Genellikle bacağı kesildikten sonra hastaların %40 kadarı 5 yıllık bir yaşama sahip olur. Bu nedenle şeker hastalarının ayaklarında oluşan yaralar çok iyi tedavi ve takip edilmelidir.

Diyabetik Damar Hastalığı Nedenleri Nelerdir?

Şeker hastalığının nedenleri hakkında kesin veriler bulunmamaktadır. Hastalığın insülin direnciyle birlikte olması, kilolu kişileri daha fazla etkilemesi yaygındır. Hastalığın süresi uzadıkça, şişmanlık, yüksek tansiyon, sigara alışkanlığı, kan şekerinin kontrol altına alınamaması gibi etkenler olursa, diyabetik damar hastalığı hızla gelişmeye başlar. Hastalarda genellikle sinir hasarı yani “diyabetik nöropati” damar tıkanıklığına eşlik eder. Nöropati hissizliğe neden olduğundan, hastalar ayaklarında gelişen yaraları, başlangıçta hissetmezler ve yaraları kontrolsüz şekilde ilerler. Ayakkabı vurması, ayakların basınca maruz kalması, tırnakların kesilmesi durumunda cildin hasarlanması gibi etkiler diyabetik nöropati nedeniyle hissedilmez ve yaraya dönüşür. Ayaklardaki kas ve eklemlerde sinir rahatsızlığından etkilendiğinden, ayağın ağırlık merkezinde, yapısında değişiklikler oluşur. Hastalarda damar tıkanıklığı olduğundan, gelişen yaraların iyileşmesi de zorlaşır. Damar tıkanıklığı nedeniyle antibiyotikler ve oksijen dokulara kadar yeterince ulaşıp, etkili olamadığından, yara tedavisi güçleşir. Diyabetik damar hastalığı genellikle diz altındaki küçük atardamarlarında başlar ve ilerler. Bunun yansıması olarak alt extremitede ve parmaklarda diyabetik ayak yaraların yaygın şekilde görülür.

Diyabetik Damar Tıkanıklığı Belirtileri Nelerdir?

Hastalarda şeker hastalığı belirtilerinin yanında atardamar tıkanıklığı belirtileri de olabilir. Halsizlik, ağız kuruluğu, bulantı ve kusma, sık idrara çıkma, sıkça oluşan enfeksiyonlar şeker hastalığının belirtileridir. Hastalık vücuttaki organ ve dokulara zarar verdiğinde, göğüs ağrısı, bulanık görme, uzuvlarda şişkinlik, ellerde ve ayaklarda hissizlik olması, ayak yaraları gibi belirtilerde görülür.         Diyabetik damar hastalığı en fazla ayaklarda ve ayak parmaklarında meydana gelen yaralarla, şişme, morarma, kötü kokulu akıntı, kızarıklık gibi bulgularla kendini gösterir. Diyabetik ayak yaraları; daha çok basıncın fazla olduğu ayak tabanı, topuk, parmak uçları vb. gibi kısımlarda gelişir. Damar tıkanıklığının ileri boyutta olduğu hastalarda ayak parmakları ve topuklarda siyah renkte kangrenler gelişir. Yara oluştuğu zaman tedavisi de uzun sürer. Yaraların gerektiği gibi tedavi edilmemesi halinde, yaygınlaşması ve kötüleşmesi kaçınılmazdır. Bazı hastalarda enfeksiyon belirtilerine neden olmadan ilerleyen kronik hale gelen yaralarda oluşur. İyileşmeyen ayak yaraları bacağın kesilmesine kadar gidebilir.

Diyabetik Damar Hastalığı Tanısı Nasıl Konur?

Şeker hastalarında, dizaltındaki küçük çaptaki damarların tıkanması ve diyabetik ayak yaralarının açılması hastaları olumsuz yönde etkilediğinden, hastaların muayenesi sırasında mutlaka bacaklarda nabız ölçümü ve ayak bileği- kol basınç indeksi (ABİ) ölçümü yapılmalıdır. Doğru tanı için şeker hastalarının bacakları ve dizaltı damarları mutlaka doppler ultrasonografi incelenmelidir. Eğer şiddetli bir atardamar tıkanıklığı yoksa, hastalar direk diyabetik yara tedavisine alınabilirler. Eğer hastada kritik atardamar tıkanıklığı varsa, öncelikle dizaltı kan akımının yeniden sağlanabilmesi için hasta anjiografik tedavi yapılmadır. Tedavi planlaması için öncelikle Doppler Ultrason ile tıkanıklık seviyesi, hangi damarların tıkandığı, kalsifikasyonlar ve kollateral akımlar değerlendirilir. Gerektiğinde BT anjiografi ya da MR anjiografi ileri görüntüleme tekniklerine başvurulur.

Diyabetik Damar Hastalığı Tedavisi Nasıl Yapılır?

Diyabetik damar hastalığı tedavisinin en önemlisi aşaması, kan şekerinin diyabet ilaçlarıyla kontrol altında tutulmasıdır. Devamında eğer bacakta enfeksiyon varsa antibiyotikler kullanılır, beslenme hataları düzeltilir. Yara bakımı içinde kullanılan farklı yöntemler yara bakım uzmanları tarafından uygulanmalıdır. Hastalarda damar tıkanıklığı tedavi edilmeden; kesinlikle parmak, ayak kesilmemeli ve yaraya müdahale edilmemelidir. İleri seviyede enfeksiyon olursa, bu extremiteyi ve hayatı tehdit edici bir sorundur. Öncelikli müdahale gerektirdiğinden, nekrotik cansız dokular temizlenir, apse varsa boşaltılır ardından endovasküler damar tedavileri planlanır. Hastalara yapılacak tedavi ve diğer girişimler ayaktaki yaranın enfeksiyonuna göre planlanmalıdır.

Damar tıkanıklığı anjiografik tedavisinde ilk aşamada tıkanıklık balon ya da stentle açılmaya çalışılır. Bunların yapılamaması ya da başarısız olması halinde, ampütasyonu önleyebilmek için hastaya distal bypass operasyonu planlanabilir. Bu operasyonda damardaki tıkanıklık olan bölgenin altındaki damarlara bypass yapılmakta ve kan akımının devam etmesi sağlanmaktadır. Diyabetik damar hastalığı ve ayak yaralarının tedavisinde etkili tedavi yöntemlerinden olan cerrahi tedavide; genellikle hastanın kendi damarları kullanılarak ayak bileğindeki distal damarlara bypass yapılır. Diyabetik damar hastalarında, cerrahi tedaviye destek olacak yaşam tarzı değişiklerine gitmelidir. Sigara içmenin kesinlikle bırakılması, beslenme alışkanlıklarının değişmesi, ayak bakımı, düzenli egzersiz yapmak gibi uygulamalar ihmal edilmemelidir. Hastaların çoğunda diyabetik damar hastalığı nedeniyle duyu kaybı olduğundan, kendileri tarafından ayaktaki yaralar fark edilmez. Bu yüzden yara büyür ve enfekte olur. Bu tedaviyi zorlaştıran bir etkendir. Bu yüzden şeker hastalığı bulunan kişiler ayaklarını her zaman kontrol etmeli, ılık suyla yıkamalı, iyice kurulamalıdır. Ayaklarındaki en küçük yarada bile doktora başvurmaları gerekir.

Paylaş: